TÜM MARKALAR

Bugatti Özel Servis

ALPAY SERVİS GÜVENCESİYLE.

Bugatti araçlarınız için deneyimli teknik ekibimizle marka odaklı bağımsız özel servis hizmeti sunuyoruz. İzmir'de Bugatti sahiplerine bakım, onarım, periyodik bakım ve kaporta-boya süreçlerinde premium servis deneyimi sağlıyoruz.

  • Marka Uzmanlığı İşlemler, markanın kendi servis mantığı gözetilerek planlanır.
  • Teşhis Ekipmanı Arıza tespiti güncel diagnostik ekipmanla yapılır.
  • Parça Tercihi Kullanılacak parça seçeneği ve niteliği önceden paylaşılır.
  • Süreç Şeffaflığı Yapılan işlemler dökümüyle birlikte teslim edilir.

Bugatti araçlar için Alpay Servis ne sunuyor?

Bugatti araçlarınız için deneyimli teknik ekibimizle marka odaklı bağımsız özel servis hizmeti sunuyoruz. İzmir'de Bugatti sahiplerine bakım, onarım, periyodik bakım ve kaporta-boya süreçlerinde premium servis deneyimi sağlıyoruz.

NEDEN ALPAY SERVİS?

Bugatti Emin Ellerde

Her marka kendi mühendislik mantığına göre servis edilir. Marka odaklı arıza tespiti, üretici kontrol listelerine göre bakım ve işlem öncesi parça bilgisi, tüm markalarda aynı şekilde uygulanır.

  • Markaya özel arıza tespiti ve yazılım çözümleri
  • Motor, şanzıman ve yürüyen aksam bakımı
  • Periyodik bakım kalemlerinin eksiksiz uygulanması
  • Elektrik ve elektronik sistem onarımları
  • Kullanılacak parçanın önceden paylaşılması
  • İşlem dökümüyle birlikte teslim
Premium bağımsız oto servis atölyesi — Alpay Servis İzmir
  • 10 MARKAYA ÖZEL SERVİS SAYFASI
  • 123 FARKLI SERVİS HİZMETİ
  • 15 TANIMLI SERVİS SÜRECİ
  • 13 ANLAŞMALI SİGORTA ŞİRKETİ
Bugatti markası hakkında
1881 yılında İtalya’ da Milano şehrinde doğan Ettore Bugatti, 1897 yılında lise eğitimini tamamladıktan sonra Milano Sanat Akademisine kabul edildi. Ettore, hem eğitimine devam ederken bir yandan da Prinetti&Stucchi isimli bir bisiklet üreticisinin yanında çalışmaya başladı. Teknoloji ve mekaniğe olan ilgisi nedeniyle otomobillerle de ilgilenmeye başlayan genç Ettore, De Dion motorlar donatılmış üç tekerlekli bir motosiklet yaparak yarışlara katılmaya başladı. 1898 yılında Prinetti&Stucchi çatısı altında ilk dört tekerlekli aracını üreten Ettore, önde iki ve arka da iki olmak üzere toplam dört motorlu aracına daha sonra bu araca Type 1 adını verdi. 1901 yılında üretilen Type 2 ise Milano Otomobil Fuarı’ nda altın madalya ile ödüllendirildi. Zengin bir Fransız olan Baron de Dietrich ile anlaşan Bugatti, 100 otomobillik bir anlaşma yaparak ilk kez seri üretime geçti. Dietrich-Bugatti adıyla üretilen otomobillere Type 3, Type 4 ve Type 5 adları verildi ve 1904 yılına kadar üretim devam etti. Daha sonda Dietrich ile anlaşmasını fesheden Bugatti, 1905 yılından itibaren Mathis şirketiyle anlaşarak dört silindirli motora ve dört ileri manuel vitesli şanzımana sahip yeni modeller üretmeye başladı. Hermes olarak da bilinen Type 6 ve Type 7 modellerini, Alman motor üreticisi Deutz için ürettiği Type 8 ve Type 9 modelleri takip etti. Daha sonra bir Alman bankasıyla anlaşan Bugatti, Fransa’nın Almanya sınırı yakınlarında kendine bir fabrika kurarak otomobil ve uçak motorları üretmeye başladı. Günümüzde de kullanılan Bugatti amblemini taşımaya başlayan ilk model olan 10, 1910 yılında düzenlenen Paris Otomobil Fuarı’nda gün ışığına çıktı. Aynı yıl beş otomobil üretip satan Bugatti, yarış kariyerinde de önemli adımlar atmaya başladı. 1911 yılında Fransa Grand Prix’ sinde elde edilen ikinciliğin ardından Bugatti yeni bir finansal başarıya imza attı. 19 modelinin motorunu Peugeot’ yla ortak üretilen Bebe modelinde kullanmaya başlayan Bugatti, gelecekte üreteceği modeller için önemli bir kaynak elde etmeyi başardı. Birinci Dünya Savaşı sırasında Fransa ve Amerika hükümetleri için uçak motoru üreten Bugatti, savaş sonrasında ürettiği ilk model olan 13’ü 16 supaplı ve 8 silindirli modern bir motorla donattı. 29 ve 30 modellerini de 8 silindirli ve 60 HP’lik bu motorla donatan Bugatti, bir çok yarışta ikincilik ve üçüncülük elde eden taraf oldu. 1924 yılında üretilmeye başlanan 8 silindirli 24 supaplı ve 90 HP’ lik Type 35 ise, Lyon GP’ sinde birinciliğe ulaşarak, Bugatti takımına ilk birinciliğini kazandırdı. Type 35 ile 130 HP’ lik versiyonu olan Type 35 B, aynı zamanda 1931 yılında kadar çeşitli yarışlarda iki binin üzerinde zafere imza atarak bugün bile kırılamayan bir rekorun sahibi oldu. 1927 yılında 12.7 litre ve 8 silindirli 300 HP’lik motorla donatılmış Type 41 Royale modelinin üretimine başlayan Bugatti, bu modelden 750 adet üreterek hepsini satma başarısını gösterdi. 1930 yılında cabrio modeli olan Type 50′ yi üretmeye başlayan üretici, bu modelini 5.0 litrelik ve 200 HP’ lik bir motorla donattı. 1937 yılında Jean Pierre Willie ve Jean Veyron’ dan oluşan Bugatti takımı 175 HP’lik Type 57 G diğer adıyla Tank modeliyle ilk Le Mans zaferine imza attı. Bu arada finansal açıdan sıkıntılar çekmeye başlayan Ettore Bugatti’yi oğlu Jean’ ın Le Mans yarışları için gerçekleştirilen testler sırasında ölmesi ve hemen ardından başlayan İkinci Dünya Savaşı derinden etkiledi.Savaş sırasında faaliyetlerini tamamen durduran Bugatti, 1947 yılında akciğer enfeksiyonundan hayatını kaybetti. Şirket, Ettore Bugatti’nin kontrolündeyken 7 bin 600 adet araç üretmiş ve bunların tamamını satabilmeyi başarmıştı. Ettore’ nin diğer oğlu Rolando Bugatti şirketin yönetimini üstlenerek yola devam etme kararı aldı. İlk olarak, 1951 yılında Type 101 modeli üretilmeye başlandı. Bu arada Hispano-Suiza-Mericier isimli yedek parça şirketi, Bugatti’ nin Molsheim fabrikasını satın aldı. 1956 yılından itibaren otomobil üretimini tamamen durduran Bugatti markası, 35 yıl süren bir uyku dönemine girmiş oldu. Bu dönem içerisinde otomobile yönelik hiçbir girişimde bulunmayan Bugatti markası, 1989 yılında İtalyan işadamı Romano Artioli tarafından yeniden hayata döndürüldü. 550 HP’ lik 12 silindirli ve 60 supaplı motora sahip EB 110 GT, 1991 yılında Paris Otomobil Fuarı’ nda tanıtıldı. Yürüyen aksamı karbon fiberden üretilen monokok şasili EB 110′ un gövdesi de alüminyumdan üretilmişti. Bir yıl sonra daha hafif yapıya sahip EB 110 SS ( Sport Stradale) tanıtıldı. 352 km/s’lik maksimum hıza erişebilen EB 110 SS, 0-100 km/s hızlanmasını 3.2 sn’de tamamlıyordu. EB 110 serisinden 150 civarında sipariş alan Bugatti markası, yeniden üretime geçerken 1994 yılında ve ardından 1996 yılında Le Mans yarışlarına yeniden katıldı. 1997 yılında Bugatti, EB 110 SS ile Finlandiya’da gerçekleştirilen bir organizasyonda, 296.8 km/s’lik hıza ulaşarak buz üstünde hız rekoruna imza attı. 1993 yılında, Cenevre Otomobil Fuarı’nda Bugatti yeni bir konsept otomobili olan EB 112’yi tanıtmış. Dört tekerlekten çekişli EB 112 konsepti, aynı zamanda dört kapılı bir sedan coupe tasarımına sahipti. 6.0 litrelik 12 silindirli ve 460 HP güç üreten motorla donatılan EB 112, Italdesign ile birlikte geliştirilmiş ve tasarlanmıştı. Bugatti için her şey yolunda denilirken, İtalyan işadamı Artioli’ nin şirketinin iflas etmesi, markanın yeniden sessizliğe gömülmesine neden oldu. 1998 yılında ise Bugatti’ nin tarihinde çok önemli bir sayfa açıldı. Volkswagen Group, markanın tüm haklarının satın alarak, Bugatti’ yi kanatlarının altına aldı. Aynı yıl, Cenevre Otomobil Fuarı’ nda Bugatti EB 218 tanıtıldı. Italdesign tarafından tasarlanmış olan EB 118, VW tarafından geliştirilmiş olan 6.3 litre ve 18 silindirli 555 HP’ lik benzinli bir motorla donatılmıştı. Tam anlamıyla mühendislik abidesi olan alüminyum gövdesi ve çarpışmalara karşı daha dayanıklı güçlü şasisi sayesinde dikkat çeken EB 118, dört tekerlekten çekişli olarak tasarlanmıştı. Bir yıl sonra, yine Cenevre Otomobil Fuarı’ nda bir başka konsept aracı sergileyen VW bünyesindeki Bugatti, büyük sükse yarattı. Tanıtılan ilk konsept aracı olan EB 218′ i, Frankfurt Otomobil Fuarı’ nda tanıtılan EB 18/3 Chiron takip etti. Aynı yılın sonlarında düzenlenen Tokyo Otomobil Fuarı’ nda ise 18 silindirli motora sahip EB 18/4 Veyron tanıtıldı. 2000 yılı ise Bugatti markası için pazar araştırmalarının ve model çizgisinin belirlendiği yıl oldu. Sırasıyla Detroit, Cenevre ve Paris Otomobil Fuarı’ larında tanıtılan EB 16.4 Veyron isimli yeni konsept otomobili, markanın yeniden seri üretim modelinin hazırlığını oluşturuyordu. 2001 yılında ise EB 16.4 Veyron’ un konsept aracında olduğu gibi benzer teknik özelliklerle üretilmeye başlanmasına karar kılındı. 2003 yılında Kuzey Amerika pazarına yönelik tanıtımı gerçekleştirilen Bugatti 16.4 Veyron’ un “Pur Sang” adı verilen karbon fiber/alüminyum gövde unsurlarına sahip özel versiyonu ise 2007 yılında tanıtıldı. Bununla birlikte 2003–2005 yılları arasında Bugatti Engineering’ in CEO’ ’uğunu yapan ve Bugatti 16.4 Veyron’ un geliştirilme sorumluluğunu üstlenen Dr. Franz Joseph Paefgen, Bentley’ in yanı sıra Bugatti’nin de başkanlığına atandı.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Merak Ettikleriniz

Hava Filtresi Değişimi Neden Gereklidir?

Arabanızın motoru, ancak emilen hava temiz ve doğru akış miktarına (debi) sahip olduğu takdirde hesaplanan performansı ve yakıt ekonomisini sağlayabilir. Özellikle ülkemiz gibi kirli yollara sahip ortamlarda zamanla dolan Hava Filtresi, motora ihtiyaç duyduğu kalitede havayı sağlayamamaya başlar. Bu da performansı ve yakıt tüketimini olumsuz yönde etkiler, uzun vadede motor ömrünü kısaltır.

Yağ Filtresi Değişimi Neden Gereklidir?

Motorun normal çalışma çevrimi sırasında ortaya çıkan mikroskobik parçacıklar, tanecikler, kurum ve talaş zerrecikleri, dolaşımda kaldıkları süre boyunca motora zarar verebilir. İstenmeyen bu yabancı maddeleri en iyi şekilde filtreleyen ve tutan Yağ Filtreleri, zamanla doldukları ve etkin koruma işlevlerini yitirdikleri için değiştirilmelidir.

Motor Yağı Değişimi Neden Gereklidir?

Motor içinde dolaşan Motor Yağı çok yüksek basınçlara, sürtünmelere ve sıcaklıklara maruz kalır. Aracınız için en uygun Motor Yağı bile bu zorlu çalışma koşulları altında, belirli bir kilometre sonra etkinliğini kaybeder ve görevini eskisi gibi yerine getirememeye başlar. Bu nedenle artan motor içi sürtünmelerin araçta oluşturabileceği arızalar düşünülerek, Motor Yağı değişiminin mutlaka ve zamanında yapılması önerilir.

Fren Hidroliği Değişimi Neden Gereklidir?

Fren hidrolikleri, zamanla içlerinde su molekülleri oluşabilen sıvılardır. Normal kullanımda bile fren sistemlerinde oluşan çok yüksek sıcaklıklara maruz kalan Fren Hidroliklerinin içinde oluşmuş olan bu su buharlaşarak fren hattında hava boşlukları oluşmasına, bu boşluklar nedeniyle de fren basıncının iletilememesine ve fren gücünün tamamen kaybolmasına yol açar. Bu nedenle Fren Hidroliğinin değişiminin zamanında yapılması önerilir.

Alpay Servis, bağımsız özel servis hizmeti sunar; marka adları yalnızca hizmet verilen cihaz/ürün gruplarını belirtmek için kullanılır.

RANDEVUNUZU ALIN, ZAMANINIZI BİZE EMANET EDİN.

Hızlı randevu sistemiyle size en uygun zamanı seçin, gerisini bize bırakın.